
62 yaşındaki Punk Rock efsanesi bu sefer gerçekten farklı bir çalışma ile karşımızda. Albüm bir Rock çalışmasından çok bir Jazz albümü olarak, eski Iggy Pop hayranlarını bayağı üzecek olsa da Iggy’ye yenilerini kazandıracağı da kesin.
Az önce de söylediğim gibi eski Iggy Pop hayranlarını mutsuz etse de bence harika bir albüm. Michel Houellebecq’in “La Possibilité d’une île” (Bir adanın var olma olasılığı) adlı eserinden esinlenerek hazırlanmış. Lirik teması ölüm, sex, insan ırkının sonu gibi kurgular üzerine kurulmuş.
Albümde elimde olmadan bir Louis Armstrong veya Nick Cave etkisi hissediyorum ama bundan şikayet ettiğim söylenemez. Kesinlikle çok olgun, ve dinlenesi bir Iggy Pop var. Bu arada söylemeyi unuttum şarkıların bazıları Fransızca.
Açılış şarkısı “Les Feuilles Mortes” bana çok tanıdık geldi. Zaten siz de dinleyince ya direkt tanıyacaksınız ya da “ben bunu bir yerden biliyorum” diyeceksiniz. Biraz google’da aradığımda parçanın Yves Montand’ın Autumn Leaves adlı ballad’ı olduğunu hatırladım. Iggy’nın bariton vokali ile süper bir yorum olmuş.
Albümde bir de 7. parça “How Insensitive” var ki beni benden aldı. Rock müzik ile uzaktan yakından alakası yok ama o kadar güzel bir parça ki bulutlar üstünde uçmama gerçekten ramak kaldı. Uzun yıllardır hiç bir parçada bu kadar etkilenmemiştim.
Iggy, 8. parçada bizi şaşırtıyor ve “Party Time” adlı parçaya bir disko şarkı yerleştiriyor. Bir Jazz albümü içerisinde slap bass’lar ve ritim box’lar bizi biraz şaşırtıyor ama bunu yapan Iggy olunca şaşkınlığımız yine de kısa sürüyor. Bu yaşlı delikanlı bizi şaşırtmayı her yaşta bilmiyor muydu zaten?
9. parça “He’s Dead / She’s Alive” a geçtiğimizde “yok artık” diyoruz. Bu şarkı da resmen Blues. Hem de öyle Batı yakası blues değil. Direk Mississipi diyarlarından tek bir akustik gitarla kasten kötü kaydedilmiş bir zenci köylü tarzı blues. Bu albümde bu şarkı ne işe yarar demeden edemiyorum. Gerçekten gereksiz olmuş.
11. parça “She’s a business” ise bir Pop/Rock şarkısı. Çok da nitelikli olmayan, bitse de gitsek dedirten bir şarkı.
Albümde Iggy, ciddi bir karakter bunalımı yaşamışa benziyor olsa da, yani her şarkıda farklı bir müzik türü denese de albümün sonunda yine açılış şarkısı “Les Feuilles Mortes”‘u farklı bir solo ile tekrar icra ediyor ve albüm başladığı yerde bitiyor. Hayat ve ölümü çağrıştırmak için kasten yapılmış olduğunu düşünüyorum.
Albüm genel olarak “çok güzel”. En azından “Les Feuilles Mortes”, “I Want to Go to the Beach”, “King of the Dogs”, “Je Sais Que Tu Sais”, “Spanish Coast” ve “How Insensitive” adlı parçalar için bu albüm dinlenir ve rafta en güzel yerlerden birisine konur. Muhtemelen önümüzdeki aylarda bu albümü bol bol dinliyor olacağım.




Tartışma
”Iggy Pop – Préliminaires” için henüz hiçbir yorum yok