Albüm İnceleme

Riverside – Anno Domino High Definition

Bu müzik türünün dinleyicileri bilir ki Polonya, Heavy Metal dinleyicileri için büyük zenginlikler vaad eden, eşsiz grupların türediği bir ülkedir. 2001 yılında kurulan ve 2003 yılında çıkarttıkları ilk albümleri “Out Of Myself” ile bizleri mest etmeyi başaran Riverside da bu sayısız başarılı Polonya’lı gruplardan bir tanesi. Devam etmeden hemen uyarayım, 19 Haziran’da rafları süsleyecek olan bu albüm, grubun diğer albümlerinden biraz farklı.

Farklı derken neyi mi kastediyoruz? Daha enerjik, daha ritmik, daha az Psychodelic, daha elektronik. Riverside’ın o alışık olduğumuz 3-4 dakikalık arpejleri, sürekli tekrarlanan ve gerilim yaratmada usta Mariusz Duda’nın bas riff’leri azalmış, ama yerine daha deneysel daha hızlı bir ritimli bir Riverside ile karşı karşıyayız.

Riverside’ın Progressive Metal’den anladığı pek çok kişinin “Progressive Metal” = “Dream Theater gibi müzik yapan grup” denklemine uyuşmaz. Riverside’ın melodileri daha relaxed ve daha az komplekstir. Kısa ömürlü kompleks gitar rifflerine, klavye ve gitarın çift sesli sololarına, çılgın çift kros namelerine Riverside’da pek rastlamazsınız. Riverside daha çok Opeth, Pink Floyd ile Pain Of Salvation arası, Dream Theater soslu bir müzik yapar. En azından yapardı.

Son albüm Anno Domino High Definition’da Pink Floyd’vari Psychodelic elementler iyice azalmış ve neredeyse yok olmaya yüz tutmuş diyebiliriz. Bu değişimin ilk sinyalleri aslında 2007 yılında çıkarttıkları, şahsi fikrimce kariyerlerinin en kötü albümleri olan “Rapid Eye Movement”‘da verilmişti. Bu hayalkırıklığının üzerine “Anno Domino”!da beklentilerim gerçekten yüksekti.

İlk şarkı “Hyperactive”‘i dinlediğimde maalesef beklentilerim hayalkırıklığına dönüştü. Şarkı o kadar yapay o kadar sert ve matematik geldi ki beni kesinlikle içine çekemedi. Riverside’ın o melankoli’si, esrarengiz müziğinden eser yoktu.

İkinci şarkı “Driven to Destruction”‘un girişinde Mariusz’un güzel bir bas melodisi ve üzerine şahane klavyesi, gayet oriyantal, doğu ezgileri üzerine yoğurulmuş başarılı bir şarkı. Riverside’dan beklediğimiz performansı veren deneysel bir şarkı. İlginçtir bir ara Riverside dinlediğimi unutup bu şarkı Porcupine Tree’nin hangi albümündeydi diye bakmadan edemedim. Bu şarkıda ciddi bir Porcupine Tree etkisi var diye düşünüyorum.

Üçüncü şarkı “Egoist Hedonist” ile işte beklediğimiz özlediğimiz tanıdığımız Riverside geri dönüyor. Ama birazcık daha elektronik birazcık daha Dream Theater tarzı ritm/sololarla süslenmiş. Olsun varsın, gerçekten harika bir şarkı.

Left Out, benim albümde en çok sevdiğim parçalardan bir tanesi oldu. 11 dakikalık şarkının hiç acele etmeden harika bir gitar tonu üzerinde başlayan ve yavaş yavaş yükselen temposu beni kalbimden vurdu. Riverside’ın eski ve yeni fanlarının hepsinin çok zevk alacağına inandığım gerçekten klas bir parça.

5. ve son parça olan “Hybrid Times” yine oriyantal bir melodi üzerine başlayan, zaman zaman, yükselen, ardından alçalan kimi zaman sert kimi zaman melankolik tipik bir progressive metal parçası. Vokallerinden çok tatmin olmadığım ama yine de güzel bir Riverside parçası.

Sonuç olarak ilk iki albümündeki başarıyı yakalayamadıklarını düşünsem de Riverside, bu albüm ile çok klas bir Progressive Metal klasiği yaratmış. İlk şarkıda yaşadığım hayal kırıklığını 2. ve 3. parçada affettirdi. Sonuç olarak en çok öne çıkan şarkılar “Egoist Hedonist” ve “Left Out”. Para verilmeye değer bir albüm kesinlikle.

Tartışma

”Riverside – Anno Domino High Definition” için henüz hiçbir yorum yok

Yorum yaz

Yorum yazabilmek için gokbayrock.com'a giriş yapmış olmanız gerekmektedir.

Opera

En son dinlediğim 10 şarkı

Plugintaylor.com - Plugintaylor and Project Creator

Sponsored Listings