Pink Floyd’u çok mu seviyorsunuz? Hiç bir grubun onun soundunu yakalayamayacağını ve hatta yaklaşamayacağını mı düşünüyorsunuz? Evet hiç bir grubun o soundu yakalayamayacağına ben de katılıyorum ama Phideaux en azından bir nebze bu işi başarıyor.
Rush, günümüz pek çok hard Rock ve hatta Heavy metal gruplarını derinden etkilemiş, 1970′lerin Progressive Rock müziğini sürükleyen gruplardan birisidir. Grup bas-vokalde Geddy Lee, gitarda Alex Lifeson ve davulda Neil Peart’dan oluşmakta olup grup elemanlarından her birisi alanında birer virtüöz olarak anılmaktadır.
Esperanto, 1887 yılında Musevi asıllı bir Polonyalı olan Dr. Ludwik Lejzer Zamenhof tarafından icat edilmiş yapay bir dildir. Dil, dünyadaki dil farklılığı problemlerini yok etmek gibi ulvi bir amaç uğruna geliştirilmiştir. Esperanto dili pek popüler olamamıştır ama, 1960ların sonu 70′lerin başı çiçek çocukların önemli bir kısmı dünya barışı ortak dil gibi kavramlarla Esperanto’yu benimsemiştir.
Davulda Frank Zappa ile de çalışmış Terry Bozzio, bass gitarda solo kariyerinin yanısıra Mr Big, Steve Vai gibi isimlerle çalışmış virtüöz Billy Sheehan, gitarda Dream Theater’dan Petrucci ve Yes’ten Steve Howe, klavyede eski Dream Theater üyesi Derek Sherinian vokalde Bret Douglas, Matt Bradley, James LaBrie(Dream Theater), D.C. Cooper ve Trent Gardner gibi isimlerin ve daha [...]