Sizi bilmem ama benim için Therion bir efsanedir. Therion, Opera’yı Metal müzikle içiçe kullanan ilk grup değildir belki ama bu işi tadını kaçırmadan başaran ilk gruptur. Çok alışık olduğumuz şekilde Therion da ilk albümlerinde çok daha sert bir çizgide ilerliyordu.
Anglagard İsveç’ten dinlediğim en teknik, profesyonel ve aynı zamanda da melodik gruplardan bir tanesi. Klavye ve gitar ile yön çizilen melodilere kendinizi kaptırıp gitmeniz çok fazla sürmüyor.
Bu grubu ilk defa 1995 yılında elime rastlantı eseri grubun bir plağı geçtiğinde dinledim. Hatta ilk dinlediğim albümleri de Unquestionable Presence idi. İlk intibam, berbat bir grup bunu kim dinler yahu olmuştu. Aradan 8 sene geçti ve ben bu gruba bir şans daha verdiğimde “vay canına, bunu yapan insan olamaz, süper” tepkisini verdim.
Fransa’dan çıkmış bir Progressive Metal grubu. Adamların isim seçimi konusunda ciddi problemleri var. Spheric Universe Experience ismini seçmeden önceki isimleri de Gates of Delerium. Neden böyle bir şey yapıyorlar, dertleri nedir bilmiyorum ama müzikleri hakkında konuşmayı hakkediyorlar.
7For4, Almanya’dan çok etkileyici bir grup. Grubun az biliniyor olmasından başka hiç bir sorunları yok çünkü inanılmaz yetenekli ve deneyimli müzisyenlerden oluşuyor. Sieges Even’ın virtüöz gitaristi Wolfgang Zenk, bize 7For4′da tam anlamıyla bir işitsel şölen sunuyor.
Heavy Metal’in kuşkusuz en güçlü seslerinden birisidir King Diamond. İlginç makyajı, çok farklı vokal tarzı ve dini inancı sebebiyle her zaman marjinal kalmayı bilmiş ve her yeni albümünde…